Love Peace and Harmony

۞ ∞ United For Evolution ∞ ۞

Metapsikolog David Doğan Beyo ile Söyleşi -V-

Metapsikolog David Doğan Beyo ile Söyleşi

 

-V-

 

 

Filiz : Okuyan, araştıran, kendi varlığını keşif yolculuğunda olan tekamül yolcularına söylemek istediğiniz birşeyler var mı?

 

Doğan : Evet var. Son zamanlarda özellikle daha çok gözlemlediğim bir durum bu. İnsanlar ışıklarını yaktıkça, arındıkça ve daha da çok parladıkça, bu durumun etrafındakiler tarafından fark edilmesi ile ilgili bir beklentiye giriyorlar ve genellikle de büyük hayal kırıklıklarına uğruyorlar. Bu durumda olan arkadaşlara şunu hatırlatmak isterim; her insan farkındalık düzeyi, idrak ve şuur genişliği oranında görebiliyor. Kadim Kybalion öğretisinin vurguladığı gibi; "Bilgeliğin dudakları anlamayan kulaklara kapalıdır". Aynı Mevlana'nın ikinci doğum örneğinde bizlere ifade ettiği gibi;  insan yaradılış rahminden 2 kere doğar. 1inci doğumun ötesine geçemeyen kişi ölmediğimizi, üstelik de yaratılıp yeniden doğmakta olduğumuzu ne bilecek? Hz.İsa pırıl pırıl parıldıyordu, onu çarmıha gerenlerin önünde, güneş dibinde sen göremiyorsun gibi bir durum bu. O yüzden mühim olan, bu yolda ne kadar çok insan tarafından görüldüğün değil, ne kadar çok ''like'' ve ''takipçin'' olduğu da değil. Bunlar hep dışarıdan dayatma ve kimyası bozuk kokuşmuş popüler kültürün safsata kriterleridir. Daha çok insan tarafından farkedilmeyi beklemekten ve daha çok sevilmeyi beklemekten ziyade kendimizi daha çok sevmeye odaklanmalıyız. Ne kadar çok kişi tarafından farkediliyorsam o kadar doğru birşey yapıyorum ve başarılıyım, hastalıklı algısını artık hep birlikte bırakmamız gerekiyor. Haa, popüler kültürün bir oyuncağı olmak ve topluma oynamak merakında iseniz bu tam da materyalist düzenin istediği, onun maşası olma halidir.

 

Herkesin kendine ait bir yaşam yolu var, ve zaten yaptıklarınızla tanınmanız gerekiyorsa tanınırsınız. Mühim olan tanınmak değil, hakikatten bütünün en yüksek hayrına birşeyler üretebilmek ve bırakabilmektir gelecek nesillere ve bu dünyaya. Hiç tanınmayan, ailesine, çocuklarına sağlıklı bir sevgi ve şevkat ile davranan bir annenin varoluşa kattığı değer ve hizmet milyon takipçisi olan birinden çok daha fazla olabilir. Sağlıklı bir psikolojiye sahip çocuklar yetiştirmek bu varoluşa verebileceğiniz en büyük hizmetlerden biridir.

 

Şu an bu dünya üzerinde hiç tanınmayan ve bilinmeyen, sevgide ve barışta derinleşerek bu frekansları dünyamıza yayan varoluş ve dünya arasında köprü olan birçok frekans tutucusu insan bulunmaktadır. Siz farkında olmadan dünyamıza yaptıkları hizmet milyarlarca insanı olumlu manada etkilemektedir. Tek bir like ya da takipçisi olmamasına rağmen.

 

Fark edilmek ile ilgili sıkıntıları olan arkadaşlara tavsiyem; ''Kendilerini anlama ve algılama kapasitesine sahip olmayan birilerine kendilerini kabul ettirme ve anlatma sevdasını bıraksınlar''.

 

F : Maneviyatı sanki yaşamdan ayrıymış gibi algılayan görüşlere sahip birçok insan var. Bu konuda söylemek istediğiniz birşey var mı ?

 

D : Özellikle bu konuda şunu belirtmek isterim; maneviyat yaşamın dışında olan, yaşamdan soyutlanmış ayrı bir alan değildir. Yaşamın takendisidir ve yaşamı 360 derece her boyutu ile kavrayan ve kapsayan, fiziği ile metafiziği ile herşeyi içine alan sonsuz bir alemdir.

 

F : Herhangi bir spiritüel grup ya da topluluğa üye misiniz ?

 

D : Hayır, şu an parçası olduğum herhangi bir spiritüel topluluk yok. Benim kurucusu ve parçası olduğum tek bir oluşum var o da Love Peace and Harmony'dir.

 

F : Türkiye'deki spiritüel grup ve topluluklarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

 

D : Kendini Bilen Öncelikle Haddini Bilir.

 

Haddini Bilmeyenin Rab'bini Bilme İmkanı Yoktur.

 

Haddini Bilmeyip Rab'bini Bildiği İddiasında Olanlara, İlahlığa Soyunanlara

 

Hadleri, En Doğru Şekilde ve Zamanda

 

Yüce Rab'bimiz Tarafından Bildirilecektir.

 

F : Bir yaşam koçluğu modasıdır gidiyor, herkes bir anda yaşam koçu oluveriyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

 

D : Evet, pazara gidiyorsun manav bol, 72 saatte sana yaşam koçu sertifiknamesi veriyorlar. Parayı ver düdüğü çal hesabı. Kitap yazıyorsun içinde her tür reklamcılık ve pazarlamacılık manipülasyon tekniklerini kullanıyorsun, kitap evlerine para basıyorsun, kitap en çok satanlara çıksın. Televizyonlara çık, çok eksiğimiz vardı, bir medya maymununa daha, büyük bir açığı kapatmış oldun, sağolasın. Birşeyler anlatıyorsun ne dediğin belli değil. Milyon like ve takipçin var, bravo sana, bence acınacak haldesin.

 

Ben 22 yıldır insan psikolojisi üzerine emek veriyorum. 3 doktoranın zamanı kadar bir süreye tekabül ediyor bu. Öyle 72 saatte yaşam koçu olunca hakikatten kime ne anlatmayı ve ne faydan dokunacağını düşünüyorsun. İşte amaç farklı, kısa yoldan köşe dönme hesabı, sonra köşe olup kalıyorsun.

 

Yaşam koçluğu tabirini ve sektörünü de etik bulmuyorum, insanların hayatlarıyla amatörce oynamamalılar. Bir de kadın-erkek ilişkileri üzerine 2-3 cümle duyup, kadın-erkek ilişki terapistliğine soyunanlar var, ne diyelim, Allah akıl, fikir ve şifa versin...

 

Kendini ermiş, derviş, memiş, ilan eden kafayı yemişlerden de uzak durun.

 

Bence bunlar çok iyi birer pazarlama ve marketing uzmanları ve spiritüel öğretileri marketing hedeflerine ulaşabilmek için bir kıyafet ve araç olarak kullanıyorlar. Bunu yaparak da ne yazık ki ne kadar büyük bir günah işlediklerinin farkında değiller.

 

F : Hakiki ya da sağlıklı bir spiritüel oluşumda ya da öğretmende sizce olması gereken özellikler nelerdir?

 

D : Bu konuda çok net bir kriter var;  bir şahış ya da oluşum, Allah ile aranızda bir aracı olduğu iddiasında mı yoksa Allah ile aranızdaki tüm engelleri ve aracıları ortadan kaldırma konusunda size destek olan bir yardımcı mı?  Sadece derinen bu kriter üzerinden bakıldığında, neyin ne olduğu ve kimin ne olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır. Allah ile kul arasında aracı olmaz. ''Allah bize şah damarımızdan daha yakındır.'' (Kur'an-ı Kerim - 50/Kaf-16)

 

F : Yeteri kadar anlaşıldığınızı düşünüyor musunuz ?

 

D : Bazı insanların beni anlamak ve algılamak konusunda zorluk çektiklerini biliyorum. Evet bir farkımız var, ondan dolayı zorlanıyorlar. Ben bu dünyada saf, doğal, naturel, gerçek ve hakiki olan şeylere değer veriyorum, hakiki olana sahip çıkıyorum, hakiki olan şeylerin peşinden gidiyorum ve bu manalarda kendimi geliştiriyorum. Ben Türk halkının ve dünya üzerindeki tüm halkların saf ve temiz ruhuna sahip çıkanım. 7 Ulu Ozanların, Hacı Bektaş Veli'nin, Hz.Mevlana'nın, Yunus Emre'lerin ve daha nice hakikat aşıklarının ruhunu ve nurunu gönlünde taşıyanım. O yüce alevi kalbinde tutuşturanım.

 

Beni anlamakta zorluk çekenler; dünyamızda saf olan, güzel olan herşeyi katletmek ve sömürmek üzerine programlanmış, aslında ilkellik olan medeniyet dedikleri tek dişi kalmış canavarın, yolundan gidenler, o zihniyete yenik düşenler, o zihniyetin oyununa gelenler, varlıklarını satanlar, paraya ve güce tapanlar. Şeytanın ekmeğine yağ sürenler, Allah'ı olmayanlar, Allah tanımayanlar. Saflık, doğallık, güzellik, hakikat; bunların değerini bilmeyenler ve bu değerlere sahip çıkmayanlar. Ne anlar ki bizden ve davamızdan. Zıt istikametlere doğru yol alıyoruz çünkü. Ben onları da anlayabiliyorum, ancak onlar beni anlayamıyorlar.

 

F : Bütün bunları sizden ilk defa duyanlar, böyle hisleriniz ve görüşleriniz olduğunu öğrenenler ne düşünecekler acaba?

 

D : Valla benim için insanların ne düşüneceğinin hiç bir önemi yok. Ben varlığımı başkalarının düşünceleri ya da ne düşünecekleri üzerine şekillendirmedim. Ben bu söyleşide anlattıklarımı, yakın çevremle, dostlarımla, öğrencilerimle, danışanlarımla sürekli paylaşıyorum zaten. Yani yeni bir durum değil.

 

F : Bize bir gününüzü genel olarak nasıl geçirdiğiniz anlatır mısınız?

 

D : Öncelikle evimde de olsam yolculukta da, günde 2 saat sabah akşam meditasyon, tefekkür ve sessizlik zamanlarımı aksatmamaya gayret ediyorum. Uzun zamandır bu böyle. Her ne koşulda olursam olayım bu zaman dilimini her gün yaratmak hayati derecede önceliğimdir her zaman benim. Evimde ya da atölyemde uyandığım zaman güzel ve sıkı bir kahvaltı şart muhakkak. Her gün türk medyasından düzenli olarak takip ettiğim 8-9 günlük gazete ve bu gazetelerin köşe yazarları var. Dünya basını haberleri mailime gelir, onları da muhakkak gözden geçiririm.

 

Evimizde 100lerce bitkimiz var onlar bizim çocuklarımız, her gün muhakkak hiçbirini atlamadan kısacıkta olsa her biriyle ilgilenirim. Her sabah 1 saatimi bitkilerime ve toprak ile ilgilenmeye ayırıyorum; bahçemize sürekli yeni yavrular doğuyor, geliyor ; bir ihtiyaçları var mı diye durumlarına bakarım. Kedimiz ile oynamak da ayrı bir keyif, öte bir hissiyattır. Günlük meditasyonlarımızı da bitkilerimizin ve çiçeklerimizin arasında yaparız.

 

Eğer terapi ve randevularım varsa ona göre zamanımı ve günümü ayarlarım. Dışarı çıkmadığım, arkadaşlarımla görüşmediğim ve kendime zaman ayırabildiğim günlerde de kitap okurum ve diğer araştırmalarıma ve projelerime zaman yaratırım. Bir de muhakkak haftada en az 2 günümü kendime ve uğraşlarıma ayırıyorum. İnsanın kendisi için böyle bir zaman dilimini yaratmasının her türlü gelişiminde büyük rol oynadığını gözlemliyorum ve deneyimliyorum...

 

07.05.2016 

 

David Doğan Beyo & Eylem Filiz Koç

 

Devamı yarın aynı saatte...

Views: 51

Comment

You need to be a member of Love Peace and Harmony to add comments!

Join Love Peace and Harmony

© 2017   Created by David Dogan Beyo.   Powered by

Badges  |  Report an Issue  |  Terms of Service