Love Peace and Harmony

۞ ∞ United For Evolution ∞ ۞

Spiritüel ve Manevi Şaklabanlık...

Dostlar , hepinize selamlar olsun , bu gün sizlerle paylaşmak istediğim konu spiritüel ve manevi değerlerin çeşitli şahıs ve guruplarca insanları kandırma ve sömürme amaçlı kullanılması , uzun bir süredir İstanbul'da spiritüel, kişisel gelişim ve enerji konularında düzenlenen her türlü etkinliğe katılmaktayım , manevi değerlerin ve mistik öğretilerin sık sık özensizce , temelsizce ve gerçekten anlaşılmadan işin ehli olmayan insanlar tarafından hoca, master, guru kisvesi altında kullanılmasına ve bu konulara yeni merak duyan insanların sömürülmesine tanıklık etmekteyim . Bu durum gerçekten üzücü bir durum , manevi ve spirituel konulara yeni adım atan insanlar bu konularda sömürüye en açık insanlar , bunun nedeni daha bu konularda iyiyle kötüyü ayırd edecek durumda olmamaları. Sahte hoca ve gurular insanları çok değerli öğreti ve felsefelerden de sogutmakta ve bu öğretilere karşı önyargı geliştimelerine neden olmaktadır. Bir kere kişisel gelişim ve kendini keşfetme yolculuğu hepimizin içinde gerçekleştirmemiz gereken bir yolculuktur. Ne bir guru veya yogi bizi sırtına alıp bu yolda ilerletebilir. İzlenmesi gereken bir şahıs veya bir yol yoktur .Bu yolda gerçek ilerleme kendi yolumuzu ve haritamızı kendimizin çizmesiyle meydana gelebilir. Dısarıda keşfedilmesi gereken bir yer yada bir hazine yoktur. Gerçek hazine bizim içimizde keşfedilmeyi beklemektedir. Kendi gerçekliğimizin farkına vardıkça , bu gerçekleği görmemizi engelleyen egosal-zihinsel kalıplardan özgürleştikçe , dışarıdaki gerçeklerin ve güzelliklerin de farkına varmaya başlar insan , aslında dışarı-içeri yoktur , hepsi bir ve bütündür. Gerçek hoca ve öğretmenlerden yararlanabileceğimiz kadar yararlanmalı ve öğrenmeliyiz ancak hiçbir yolun ve şahsın takipçisi olmamalıyız. Guru ve öğretmen bizim içimizdedir ve keşfedilmeyi bekler. Gerçek ögretmen , her an öğrenci olarak kalabilen , öğrenciye hem öğreten hem de ondan öğrenendir, öğretmen ve öğrenci birdir , bu gerçekliğin bilincinde olan öğretmen gerçek öğretmendir... Asla oldum , piştim , erdim ,aydınlandım , vardım demeyen öğretmen gerçek öğretmendir... Egosundan özgürleşmiş öğretmen gerçek öğretmendir...''Gerçek öğretmen, egolardan arınmış ışığı, sevgiyi ve güzellikleri aşılamak isteyen , karşısındaki birşeyleri öğrendiği zaman mutlu olan , öğrettiklerinin öğrenme heyecanı sevinci karşında çoşkulanan her an pozitif enerji yayan özgür bir ruha sahip standart olmayan her dakika gelişmeye açık, ruhen özgürleşmiş ve terbiyeli olandır. Örneğin, Reiki öğretisi tam anlamıyla süreç olarak 4-5 sene içerisinde Reiki1 uyumlamasından Reiki Masterlık ve ötesine giden bir eğitim süreci gerektirmektedir. Bazı şahıslar Reiki1-2-3 paket program halinde gelin sizi uyumlayalım deyip bu konularda bilgisi ve deneyimi olmayan insanları kandırmaktadır. Reiki bir içsel farkındalık ve sevgi yolculuğudur. Yolculuk bir günde tamamlanamaz, Reikinin her seviyesinde içsel olarak yeni açılımlar ve farkındalıklar bizi beklemektedir. Bu açılımlar sonsuza dek sürecektir. Paket Program halinde uyumlamalardan kendi ruhsal gelişiminiz için uzak durun , Eğitim veren sahsı önceden araştırın , doğru hoca ve masterları seçmeye özen gösterin.
Bir gurup insanlar ise biz uyumlandık ve aydınlandık demekte , ve size dokunarak sizi de aydınlatabileceklerini iddia etmekteler. Bir dokunuşla kimse aydınlanamaz değerli dostlar, Aydınlanma varılması gereken bir zirveye varmak değildir , varılması gereken bir zirve yoktur , aydınlanma , ''adınlanmanın sonsuz yolunda yürümektir'' , farkına varılan her farkındalıkla çıkılan her basamak , başlı başına bir aydınlanmadır... Siz siz olun aydınlandık sizide aydınlatacağız diyen insanlardan da uzak durun. Çözümü dışarıda aramayın , çözüm kendi içinizde sizi beklemekte...
Bir diğer kandırmaca ise diğer bütün yolları kötüleyen ve reddeden , kendi yollarını yücelten sahıs ve guruplar tarafından gerçekleştirilmekte, gerçeğe götüren bir çok yol ve öğreti vardır değerli dostlar , gerçek öğretmen her yola saygı duyar , kötülemez ve bilmediği konu ve öğretiler hakında yorum yapmaz , yargılamaz...

Her zaman iç sesinize kulak verin , iç sesiniz sizi doğru öğretilere , kitaplara ve uygulamalara götürecektir , unutmayın , yaşam yolunda en büyük gerçekliğimiz sevgi'dir ve bu yol bizim içimizdeki gerçek sevgiyi keşif yolculuğudur. Hepimizin sevgi yolunda daha da çok sevgi olması ve bu sevgiyi tüm varoluşla paylaşması dileklerimle...

David Doğan Beyo

http://www.daviddoganbeyo.com/?page_id=144

Views: 480

Comment

You need to be a member of Love Peace and Harmony to add comments!

Join Love Peace and Harmony

Comment by LovePeaceandHarmony on August 18, 2012 at 12:10pm
Comment by Canan on September 26, 2008 at 1:33pm
Davit paylaşımların için tebrikler
gerçekten iyi kitap seçmeli ve bol okumalıyız ki hocaların yol göstericilerin bilgilerini ufakta olsa test edebilelim
sevgi ve ışıkla
Comment by David Dogan Beyo on September 26, 2008 at 12:11am
Delete Comment
Evet iyiki o gün gitmişiz , böyle bir yazıya vesile oldu... : )
Comment by Satyagraha on September 25, 2008 at 10:51pm
Delete Comment
Dogan iyi ki gitmişiz değil mi?
Comment by Ferya on September 21, 2008 at 8:49pm
Delete Comment
Paylasimin icin cok tesekkurler David, yazdiklarina noktasina kadar katiliyorum, hemde yurekten. Firtinada kaybolmus, yolunu arayan bir gemiye ancak bir fener, isigi ile yol gosterebilir, bu insanlarin amaci yolunu arayan gemilere yol gostermek deyil, bin turlu egosal nedenlerle gemilerin yuklerine yuk eklemek. Isiginla yollari aydinlatiyorsun arkadasim.
Sevgi ve isikla kal.
Comment by David Dogan Beyo on September 21, 2008 at 12:53am
Delete Comment
Sevgili Eflatunmor gerçek manevi öğretmenlerle birlikte aynı yolda yürümek ne kadar güzel bir şey , keşke dünya da çok gerçek manevi öğretmen olsa ve herkez onlarla yürüse bu yolda... Hakikat bilgisini bir çok yoldan öğrenebiliriz , binbir yolu vardır gerçeğe ermenin, kitapları yabana atma , sevgi ve ışıkla... : )
Comment by eflatunmor on September 20, 2008 at 10:12pm
Delete Comment
Kişi, bir "guru"su olmasının mutlaka gerekli olup olmadığını sorabilir. Veda'lar bizi şu şekilde bilgilendirir:
"Bunları doğru anlamak için, kişi alçakgönüllülükle, elinde bir odunla, Vedaları öğrenmiş ve Mutlak Hakikat'e kendini adamış bir manevi öğretmene yaklaşmalıdır." (mundaka upanişad1.2.12)
Yunus'da hocası Taptuk'un dergahına 20 sene odun taşımıştı..Mevlana ve Şems ilişkisini de hatırlayacak olursak, Hakikat'in bilgisi söz konusu olduğunda mürşit-mürit, usta -çırak ilişkisi esastır..tabiki sahtekarları değil gerçek öğretmenleri bulmak koşuluyla!!!.
Bhagavad-gita 4.34'te şunları okuruz: " Hakikati yalnızca bir manevi öğretmene yaklaşarak öğrenin.Teslim olmuş bir şekilde ondan sorun ve ona hizmet edin. Benlik idrakli bir ruh size bilgiyi aktarabilir çünkü Hakikati görmüştür..."

Gerçi Krishnamurti pek böyle düşünmüyor,
"Size öğretecek bir öğretmen, sizi kurtaracak bir kurtarıcı, ne yapılması gerektiğini söyleyecek bir guru oladığını gerçekten anladığınız zaman, her şeyi kendiniz yapmak zorunda olacaksınız, bu da olağanüstü bir enerji gerektirir....hayal edilemeyecek kadar büyük bir enerji ise beynin içindeki geniş uzaydadır"

peki ne yapmalı?
Hakikat'in bilgisi, kitap okunarak elde edebileceğimiz bir şey olmadığından, gerçek manevi öğretmenlerle birlikte aynı yolda yürümek gerektiğini düşünüyorum..

David kardeşim paylaşımın için teşekkürler..
sevgiyle kalın..( tabi sevgili de lazım, aşksız yaşayamayız öyle değil mi?)
Comment by Nilambara dd on September 18, 2008 at 12:52am
Delete Comment
Sevgili Doğan, her sözüne yürekten katılıyor ve destekliyorum, aynı şekilde her yoruma da... ne yazık ki o kadar çok yol, o kadar çok yolgösteren var ki arada yolu yitirip kolaylıkla kaybolmak mümkün...
Oysa gerçek ne yol gösterenlerde ne de onlarca kitapda.. mutlaka ki bunların hepsi de gerekli ancak fikir edinmek ve özgür irademiz ile değerlendirip, süzgecimizden geçirdikten, eledikten sonra içselleştirmek ile yararlı... aksi takdirde kafa karıştırmaktan öteye gitmeyen bir bilgi karmaşası... gerçek bilgi hepimizin içinde var olan kaynakta, yolumuzu aydınlatan gerçek ışık ise yüreğimizde....
15 yıldır hatha yoga ve bhakti yoga ile ilgileniyorum, 5 yıl yoga dersi verdim daha doğrusu öğrendiklerimi paylaştım ve paylaşırken gerçek anlamda öğrendim, idrak ettim ve hala da öğrenmeye devam ediyorum...
son 2 yıldır ise; popüler kültürün birparçası haline gelen ve 3-5 ders sonucunda sertifika alarak yoga hocası olan pekçok "yoga hocası" varken, çekilip bir kenara kendime daha fazla dönmeyi, kendi kendimle başbaşa kalmayı tercih ettim. Ne mutlu ki inanılmaz büyük ve zengin, muhteşem bir kaynak ile başbaşayım kendi içimde.
Herşeyde olduğu gibi bu kirlenmede de bir başlangıç ve bitiş var, umarım bu bitişin sonunda kimse yolunu yitirmeden dışarıda aramaktan vazgeçerek içindeki gerçeğe ulaşır,
umarım kitap cümleleri, yorumlamaları ile değil yürek cümleleri ile konuşur..
sevgiler herkese...
Comment by David Dogan Beyo on September 17, 2008 at 9:45pm
Delete Comment
Posted by volkan on September 17, 2008 at 5:54pm

Şuur planına bağlı olduğumuz öz başlıbaşına bir ekiptir. Bu özler birbiri ile iletişim halinde olup, Yaratıcıya bağlıdır...
Gerçeği arayış kişiye öznel, özü ile bağlantılı bir plana göre olur...
Varlığın aydınlanması, bir tekamül yürüyüşü olduğundan, belirli bir kıvama gelmesi esastır.
Dış tesirler bizde kıvılcım yaratabilir...
Hazır olduğumuzu bilen içimizdekidir, Dışta içte birdir...
İnciyi çamurun içinden bulmak zordur, günümüzde dahada bilinçli olarak
sular bulandırılmış olup, kafalar karışık hale getirilmiştir. Bilgi satılabilir hale getirilmiştir.
Alanlar vardır. Bu kardeşlerimizin daha da uyanık olması doğru bilgi ile mümkündür.
Siz hazırsanız içinizdeki bilir, hazır değilsenizde onuda bilir..
İstediğiniz kadar nefes çalışması yapın, shaja yoga yapın, meditasyon yapın, size katkı sağlar ancak, sihirli değnek gibi sunulan öğreti/öğretimler ile bir anda aydınlanamazsınız,
aydınlanacağınızı söylüyorlarsa yalan söylüyorlardır...
hayatlar boyu oluşan curufları temizlemeden, dosdoğru hayatlar yaşamadan,
öyle kolay bir yol yoktur...
Hak ediş ve liyakat evrenin temel adalet direğidir...
Selam ve sevgiyle...
Comment by Selin on September 17, 2008 at 10:50am
Delete Comment
Oncelikle bu güzel paylasım için cok tesekkurler Dogan. Yapılan yorumlarda bir o kadar degerli.
Zaman zaman cogumuz karsılasıyoruz boyle sarlatanlarla ve o zaman ne yapıyor bu ınsanlar diyoruz. Spiritualizm malesef trend oldu. Bu konularla "ilgileniyormus" gibi yapan bunun üzerinden tabiri caizse piyasa yapan sırf entel gozukmek için yoga yapan ya da reiki kurslarına giden ama yine sadece trende uyabilmek için derinligini felsefesini anlamayan ya da anlamak için ugrasmayan insanlar ile doldu ortalık.
diger yanda ise gercekten icsel uyanısı arzulayan ama ona hep bu ogretildigi için bunu baskalarından doktor recetesi misali bekleyen aslında iyi niyetli olan ama kendi potansiyelinin farkına varamamıs kuzu bilincinin korlugunden ve dongusunden kurtulamamıs insanlar var.
Her zaman oldugu gibi birde sadece egodan olusan ve tek amacı hep daha cok hep daha cok kendi cıkarlarını korumak olan kurtlar var ki bu toplumda ben bu insanların iyi niyetlerini somuren sarlatanları bu sekilde tanımlayacagım. Bir nebze huzura ihtiyac duyan bir insan içinde aramıyorsa tek hakikati onun onune kurallar koyan, vizyonunu sınırlayan ve tek gercegın kendi bıldıklerı sey oldugunu soyleyıp dıger her seyi karalayan insanlar cıkacak ve yonlendirecek onları. tarih boyunca tekerrur etmiş bir fenomen bu. Tum dinlerde tarikatlar ve cemaatlar adı altında cıkmıs boyle insanların gozlerını kor etmek için ugrasan ve onları korkuların kolesi haline getiren kisiler hep varolagelmiştir.
Ama kımsenin zorla gozu acılmıyor ve kimse zorla farkına varmıyor. herkes kendi gercegını kendi deneyimleyerek bulacak ya da bu tekamulunde de gonul gozu acılmadan tamamlayacaklar. umalım ki bu sarlatanların yanında huzuru, aydınlanısı, sevgıyı bulacagına inanlar bir an durup koru korune ınanmayı bırakıp dusunurler ve sorgularlar. Ve umalım ki tum yuce ruhların her zaman soyledigı gıbı kendi aydınlanma yollarında kendi iç seslerini dinleyerek ve gönül gozunden bakıp dogru ile yanlısı oradan suzerek varırlar huzura, aydınlanısa ve en cok da sonsuz sevgiye.

sonsuz sevgiyle...
Comment by elif elisabeth on September 17, 2008 at 9:54am
Delete Comment
Sevgili David,
Site üyelerimizden birinin senin hakkında bir yorumunu okumuştum, senden" o IŞIK " diye bahsediyordu. Gerçektende öylesin.. Bu yürekten anlatımın ve paylaşımlarınla yolu karanlık olanların yoluna ışık, aydınlıkta olanların ise ışığına ışık katıyorsun.. Bu sevgi dolu paylaşımların süremesi dileğiyle, Teşekkürler..
Comment by LovePeaceandHarmony on August 18, 2012 at 12:09pm
 
 
 
 Comment by Canan on September 17, 2008 at 9:22am
çok teşekkürler yüreğine sağlık çok güzel bir konuya değindin sana yürekten katılıyorum bizler bilmediğimiz bir konu olduğu için yada çok fazla ayrıntı bilmediğimiz için bu tuzaklara düşme şansımızda çok tabiki bu güzel evrensel konuyu ticarete dökmüşler ve biz başlangıçta olanları sömürmeye duygularımızı süistimal etmeye kalkıyorlar o yüzden çok dikkat etmeli seçici olmalıyız insan hemen her konuyu deneyimleyemiyor o yüzdende kanabiliyor çünkü bilinmeyeni çok olan bir konu konu içimizde var olanı keşfedemediğimizden dolayı yardıma ihtiyacımız oluyor yani bir yol göstericiğe bu durumdada karşınızdaki insana güvenmemniz gerekiyor yani gerçekten ayırt etmesi çok zor bir konu sanırım bu guruptaki arkadaşlar bizim iç yolculuğumuzda bize ışık tutarlar sevgi ve ışıkla.....(bu arada ben Osho 'nun kitaplarından faydalanıyorum)
Comment by nazan on September 17, 2008 at 8:53am
Delete Comment
Merhaba. Ben çok uzun zamandır yani çocukluktan beri bu konuları araştıran bir kişiyim. İlk önceleri Metapsişik derneğinin üyesi idim ve şimdilere düşünerek, inceliyerek, okuyarak deneyerek geldim ve gene de bir hiçim ama etrafta hep şarlatanlar, önce kendilerini sonra insanları kandıranlar var. Bunlar bilinçsizler ve etrafta kafa karıştırıyorlar. Türkiye, özellikle bu tür konulrada o kadar yoğun bir bölge ki her tür insan , akım ve ilişki var. Çok dikkat etmek, yanlış yönlendirilmemek gerek. Bu yönde çok kayıplarımız var maalesef
Comment by EbRu BatuR on September 17, 2008 at 5:17am
Delete Comment
Burada henüz çok yeniyim. Dediğiniz gibi bu konular sömürülmeye en müsait, insanların en saf bilinçleriyle yaklaştıkları konular... Daha gidecek çok yolum olduğunu düşünüyorum. Bu yolculuk hiç bitmez, o iç ses er ya da geç doğru yola ulaştırır! Burada olmaktan memnunum.

Işığınız hiç eksilmesin!
Comment by Thoth on September 17, 2008 at 1:58am
Delete Comment
Kardeşim,

söylediklerine aynen katılıyorum. Yüreğine sağlık. Bir yol ne kadar saf ve temizse, o yoldan geçenlerin saflığından yararlanmak isteyecek kolaycılar da o kadar çok olur. İyi niyetli insanları sömürerek zamanlarını ve hayatlarını çalan insanlar asıl öğretmenlerin ve aydınlanma yoluna baş koymuş kişilerin de isimlerine kara bir leke sürüyorlar. Bu noktada herkesin sorumluluğu kendindedir. Gittiği yolla ilgili geniş bilgiye sahip olanlar ve onu araştıranlar, bu gibi gözle görünür sahtekarlıkları da rahatlıkla fark edebileceklerdir. Fakat aydınlanma niyetiyle yola çıkıp aydınlanmanın ne olduğu konusunda en ufak bir bilgisi bile olmayan insanlar ise ne yazık ki bu gibi insanların oltasına takılıp bir süre daha oyalanacaklardır.

İnsan herşeyden önce kendisinin hocası olmalıdır. Hayatta atılan her adımda gideceğin yolu kendin seçersin. Eğer gideceğin yoldan eminsen yolun ne kadar çatallı veya "çakallı" olduğu seni etkilemez. Senin kararlılığın, hevesin ve ışığın tüm engelleri aşmana yardımcı olur.

Herkese sevgiler.
Comment by LovePeaceandHarmony on August 18, 2012 at 12:08pm
Comment by Commander on September 17, 2008 at 1:39am
Sevgili Doğan bey, söylediklerinize gönülden katılıyorum. Eğer gerçek ortada yoksa, kişiler ayırtedici bilgiye sahip değilse, kesinlikle aldatılmaktadır. Söylediğiniz gibi Yaradan'ın sevgi enerjisi pazarlanmaktadır.

Budha bile bundan asırlar önce bu konuya dikkat çekmiş ve takipçilerini bakın nasıl uyarmış.

Ve Budha dedi ki:

‘‘Ne bildirilenlere yalnızca bildirildi diye, ne hadislere yalnızca saygın geçmişlerinden dolayı, ne yalnızca söylentiden ibaret olan söylentilere, ne yalnızca bilge kişiler yazdı diye bilge kişilerin eserlerine, ne bir esinlenme anımızda bize melekler tarafından iletildiğine inanmaya eğilimli olduğumuz hayallere, ne keyfi varsayımlardan çıkarılan sonuçlara, ne mantıksal-nedensel bir ilişki mevcutmuş gibi görünen şeylere, ne de öğretmenlerimizin ve rehberlerimizin salt otoritesine inanmalıyız. Ama eğer bir yazı, öğreti ya da bildirilen mesaj idrak eden aklımız tarafından onaylanmışsa, o zaman ona inanmalıyız.’’

Sonunda da şöyle özetledi: “İşte bu nedenle ben size, yalnızca duyduğunuza inanmamayı, aksine, idrakine vararak inanmayı ve bunun yüklediği tüm sorumluluğu üstlenerek davranmayı öğrettim.”

Sevgiler.

 

Badge

Loading…

About

 

Locations of visitors to this page

Hit Counter

 

Online Users

© 2017   Created by David Dogan Beyo.   Powered by

Badges  |  Report an Issue  |  Terms of Service